İnsanlar duygu ve düşüncelerini sözle veya yazıyla anlatırlar. Bu anlatımlar edebiyatı meydana getirir. Edebiyat, güzel sanatların bir kolu; nükteler de edebiyatın bir dalıdır.
Nükteler; ince anlamlı, düşündürücü, fikir verici, dokundurucu, şakacı veya güldürücü sözlerdir.
Nükteler sadece sözle olmaz, resimle, şekille veya hareketlerle de olabilir. Nükte yapana nükteci denildiği gibi nüktedan da denilir. İnsan duygu ve düşüncesini açıkça söylemekten korkarsa veya muhatabını incitmek istemezse o zaman nükteye başvurur. Söyleyeceği söze maske giydirir. Söylenilen söz, herkes tarafından anlaşılamaz, anlamak için dikkat etmek gerekir. Nüktelerde mizah olabilir. Mizah bilgi ve zeka keskinliği ile karışık edebi ifade yoludur. Şaka, ince alay, tenkit ifade eder, insanları eğlendirir. Osmanlılar zamanında nükteye “mir-i misal” denilirdi, hiciv ve latife sıkça yapılırdı.
Nüktedanlık edebi saha olarak devlet adamlarından ulemaya kadar her kesimde, her kademede kendisine yer bulabilmiştir.
Bu kitabımızda 201 adet nükteyi ve hikmetli sözü bir araya getirdik, amacımız okuyucuyu tarihi şahsiyetlerle buluşturmak ve okuyucunun zihni faaliyetlerini harekete geçirebilmektir. Başarmışsak ne mutlu bize! Hacı Bektaş Veli’nin dediği gibi;
“Sen güzellikle söz söylersin, arif olan ders alır, cahil olan da tavır koyar!”
| Kitap Adı | Lafı Gediğinde Koyanlar |
| Yazar | Yakup Tunç |
| Yayınevi | Ateş Yayınları |
| Ebat | 13,5 X 19,5 |
| Baskı yılı | Ocak 2026 |
| Dil | Türkçe |
| ISBN | 9786255702500 |
Yorum Gönder