Kader bazen insanı oksamaz:
önce ensesine sert bir tokat patlatır, sonra alaycı bir sesle
"hadi bakalım, şimdi gül de görelim" der.
İşte Meco'nun hikâyesi tam burada başlar.
Aşkın yanlış kapıda beklediği, paranın yanlış ceplerde terlediği, talihin göz kupmak yerine
insanın suratına hoyrat bir kahkaha savurduğu yerde...
Meco, Anadolu'nun Don Kişot' udur:
Ne tam kahraman, ne de tam mağdur.
Yel değirmenlerine değil,
yoksulluğa, tutkularına ve yanlış umutlarına saldırır.
Kahkaha Gibi Karanlık,
bir adamın düştüğü çukuru değil;
o çukurun dibinde bile
hayatla dalga geçebilme inatçılığını anlatır.
Çünkü bazıları kaderle kavga etmez;
kaderi yere yatırır
ve ona inat bir kahkaha daha atar.
Eleştirmen Notu
Kahkaha Gibi Karanlık, taşranın sessizce üstü örtülen gerçeklerini kara mizah ve grotesk ayrıntılarla görünür kılıyor.
Meco, yoksullukla umut arasında sıkışmış Anadolu'nun Don Kişot'u olarak okuru güldürürken yüzleştiriyor, eğlendirirken rahatsız ediyor.
Gülerek girilen bu hikâyeden, buruk ama kalıcı bir tatla çıkılıyor.
- Sefer Üren
"Gortanya' da mezar, bazen hayattayken kazılır."
"İnsan bazen gülmez;
gülüyormuş gibi yapar.
Çünkü ağlamak pahalıdır bu coğrafyada
| Kitap Adı | Kahkaha Gibi Karanlık |
| Yazar | Sabahattin Bayram |
| Yayınevi | Ateş Yayınları |
| Sayfa Sayısı | 418 |
| Ebat | 13,5X21 |
| Baskı yılı | 2026 |
| Dil | Türkçe |
| ISBN | 978-625-8991-60-4 |
Yorum Gönder